Ev Hayatı

Şub27

Hayatın günlük mutluluklarını yaşayın!

 |  Kategori: Ev Hayatı   |  Yazan: Özden Sonkan  |  Yorum: 0 yorum

Bugün sabah çok güzel bir İstanbul gününe uyandım, hava pırıl pırıl, güneş tüm güzelliği ile ilk saatleri aydınlatmış ve mis gibi bir koku. Kızım ve oğlum uyanmış, üstlerini giymiş ve kahvaltı için hazır ve nazır. Sonra o çok bilindik bulutlar çöktü evimize, kahvaltı, köpeğe yemeğini verme ve terlik giymeme itirazları ile başlayan ve bir anda fırtınaya dönüşen bir sabah. Fırtınanın ortasında ise tüm bunlar yaşanmamış gibi oğlumun olaya bambaşka bir açıdan yaklaşıp espri yapması beni bu yazıyı yazmaya sevk etti. Bu gibi günlerde tüm enerjimin tükendiğini ve nerede yanlış yaptığımı sorgular buluveriyorum kendimi.

Bu tarz günleri anneliğim boyunca oldukça fazla tecrübe ettiğimi fark ettim – koşuşturuyorum, kaygılanıyorum, planlıyorum, yetişmeye ve yetiştirmeye çalışıyorum. Ben mücadele ederken ise çocuklarım hayatın mucizesinin ve çılgınlığının tadını çıkarıyor. Cesaret ve anlam getiriyorlar gündelik deneyimlerimize. Her anın tadını çıkartma becerilerinden ilham alarak aşağıdaki listeyi oluşturdum ki hepimiz çocuklarımızın keyifli bir hayat yolunu sürmek için yol gösterici olmasına izin verelim.

   
Koşuşturmadan sakının. Gökkuşağını algılaya bilecek, kuşlara yem atabilecek, ilkbahar geldiğinde leylaklarını kokusunu duyabilecek kadar yavaşlayın.

 
Hatalarınız konusunda dürüst olun. Geçen gün kızıma bisikletini üç gün üst üste sokakta bıraktıktan sonra çok fena bağırdım. Sonra fark ettim ki bu öfke patlamamın ikimize de faydası yok. Onunla birlikte bahçeye oturdum ve öncellikle kendimi kayıp ettiğim için özür diledim. Sonra da onun yaşlarında kapının önünden bisikletimi çalındığında nasıl yıkıldığımı anlattım!

 
Dağınıklığı temizleyin.  Kırılmış, yaşı geçmiş oyuncaklardan arındığınızda dağınıklığın içinde kayıp olan hazinelere ulaşabilirsiniz.

Çoçuk dostu yerlerde yemek yiyin. Renkli boyama kağıtları, güzel bir kitap köşesi, ve çocuklarınız seveceği tarzda bir menü yemeğinizin keyfine varmanızı sağlar!

Gereksiz “olmalı” kavramından arının. Örneğin: yemek masasında yemek yemeliyiz, misafirler gelmeden önce evimizi temizlemeliyiz gibi. Bunun yerine bazen salonda minik bir pizza partisi yapın veya aniden gelen dostlarınızı tüm günlük dağınıklığınızda rahat bir şekilde karşılayın.


Duygularınızı hissedin. Çocuklar bunu otomatik yapar. Balonunu elinden kaçıran bir çocuğu düşünün, üzüntüsünü nasıl yaşar? Üzüntü duygunuzu yaşamaya kendinize izin verin ki geçebilsin. Maskeli ebeveynler bir çocuğun kabusu çünkü onlar altındakini her zaman hisseder. Ayrıca gün içinde başınıza gelen aptalca şeylerin komik tarafını görüp gülün.

Çocuklu arkadaşlarınız ile bir araya gelin! Ailece kalabalık dostlar ile hep birlikte güzel zaman geçirmek ailenizi mutlu edecektir.

Sükünet. Her gün mutlaka sessiz bir zaman geçirin ailece- örneğin akşam yemeğinden sonra yarım saat herkes kendi kitabını salonda okusun.

Zıplama. Mutluluk için zıplayın. Evinize minik boy bir trambolin alın ve tüm ailenin istediğinde üzerine çıkıp zıplayabileceği bir yere kurun.

Yemek günü. Haftada bir gün belirleyen ve o gün çocuklarınız tüm öğünlerin içeriğine karar versin. Birden çok çocuğunuz var ise her hafta birine hak tanımak daha adaletli olur.

Özgürce sevin. Her gün bol miktarda öpücük ve kucaklama verip aldığınızdan emin olun. Hepimizin buna ihtiyacı var! Hatıralar yaşayın ve bunları belki de bir defterde veya kutuda ölümsüzleştirin.

Yuva. Oyunamak, kitap okumak, sohbet etmek ve dinlenmek için yuvanızda keyifli köşelerinizin olmasına özen gösterin. Çocuklu evlerde bol yastıklı ve minderli ortamlar en güzeli!

Çocuklarınızı izleyin. Gerçekten onlara bakın. Yüz ifadelerini, olaylar karşısındaki tepkilerini, güneşte saç renklerinin nasıl açıldığını hafızanıza kayıt edin. “ Anne köpekler gülebilir mi?” veya “ Baba sen ev adamı mısın?” gibi düşündürücü, etkileyici, komik söylemlerini hatıra defterinize mutlaka yazın. Farkındalığınıza değer verin ve kalbinizi ısıtın.

Dışarda oyun oynayın.  Çocuklarınız ile doğayı keşif edin. Bir uğur böceğinin üstündeki benekleri sayın ve sonra dilek tutup onu uçurun veya değişik şekillerdeki taşları toplayıp onlardan figürler yapın. Doğa aynı çocuklarımız gibi mucizeler ile dolu!
 

Hayır yerine Evet i seçin. Günlük konuşmalarınızda evet kelimesini tercih edip hayırlar dan mümkün oldukça uzaklaşın. Bu minik kuralın hayatınızı nasıl değiştirdiğine inanamayacaksınız. Örneğin: “Hayır yemekten önce şeker yiyemezsin” yerine “ Evet şimdi güzelce yemeğimiz yiyip arkasından bu harika şekerleri yiyelim.

Okuyun. Klasik çocuk edebiyatı kitaplarını çocuklarınıza sesli okuyun. En sevdikleri hikayelerini de onlar size anlatsın.

Gelenekler oluşturun. Geleneksel günler bir hayat boyu hatıra bırakır ve ortak yaşamların anlamını oluşturur. Her yıl tekrarlanırlar ve özel doğum günü, güzel bayram sabahları, anlamlı karne günleri hatırları hazinesi oluştururlar.


İçinizdeki çocuğu özgür bırakın!

Beğensek de beğenmesek de çocuklarımız biz ebeveynlerin en iyi ve en kötü yönlerini ortaya çıkartıyor. Mucizeler ve mutluluk ile dolu günler için yukarıdakilerin bir kısmını bile uygulasak gülme katsayımızı, aldığımız öpücüklerin sayısını ve güzel hatıralarımızı artırmış oluruz:)

Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. İlk yorumu siz ekleyebilirsiniz >

Yazıya Yorum Ekleyin

* Takma ad kullanabilirsiniz

* Yorumunuzda görülmeyecektir

 Evet   Hayır* Her defasında yeniden girmemeniz için